Navbarı Gizle / Navbarı Göster

Ana Menü

27 Kasım 2010 Cumartesi

Chicago Bulls: 97 - Denver Nuggets: 98



İki gece önce Phoenix Suns karşısında 23 sayı geriden gelip kazanan Bulls yine daha başında geriye düştüğü maçta Denver'ı yakalamayı başardı, hatta öne de geçti. Ancak midesindeki rahatsızlığa rağmen maç boyu ikinci viteste oynayan Carmelo Anthony'nin uzun mesafeli ikiliği ile kazanan Nuggets oldu.

Derrick Rose'un boyunundaki sakatlık nedeni ile bu maçta oynayamayacak olması, benzer şekilde Billups'tan yoksun Denver karşısında Bulls'un işini iyice zor soktu. Maça da özellikle pota altında Nene'nin etkili oyunu ile Nuggets etkili başladı ve farkı maçın başında açtı. Ancak hem Nene'nin erken fauller alması ile, hem de ön alan savunmasını güçlendirmek adına Noah'ı 4 numaraya çekilip Ömer'i 5 numara olarak oyuna girmesi ile Bulls, Nuggets'ın temposunu düşürmeyi başardı ve devreye 9 sayı geride girmeyi başardı. 

Üçüncü çeyrekle birlikte başta Deng olmak üzere potaya hücum eden Bulls oyuncuları sezon başından bu yana NBA'de en kötü ikinci takım durumunda oldukları serbest atış çizgisi performansını üst düzeyde tutmayı başararak sıkıntı çektiği hücumlarını rahatlatmayı başardı. Bu çeyrekte 35 sayı bulan Bulls son çeyrekte Rose'un yokluğunda 43:46 süre alan C.J. Watson'ın adeta tek başına sürüklediği hücumları ile rakibini yakalamayı başardı ve hatta 3 sayı öne geçti. Watson maçı 33 sayı ile tamamlarken son bölümde üst üste attığı basketlerle Denver savunmasını çaresiz bırakan isim oldu. Ancak geceye son noktayı koyan Carmelo Anthony'di. Bulls ile maç sabahı sözleşme imzalayan John Lucas III 97-96 Bulls üstünlüğü varken ve 24 saniye maç süresi kalmışken oyuna girdi ve ona yapılan faul sonrası iki serbest atışı da kaçırarak oyunu krize sokmuş oldu. Kalan süre içerisinde ilk hücum denemesine başarılı olamayan Carmelo Anthony, top Bulls oyuncularından dışarıya çıkınca maçı kazandırmak adına bir şans daha yakaladı. Bitime 4 saniye kala kenardan sokulan topu alan Carmelo, Luol Deng'in üzerinden attığı şutu sayıya çevirerek maçı kazandırmayı başardı. Midesindeki rahatsızlık nedeni ile oldukça düşük tempoda götürdüğü maçı attığı şut ile kazandıran Melo, maçı da 22 sayı 8 asist 6 rebound'lık istatistiklerle tamamladı. 3 sayı gerisinden sadece %20 ile şut atabilen Bulls'da ise Suns galibiyetinin baş rol oyuncularından Korver 12'de 2 atarak sadece 8 sayıda kaldı. Suns karşısında sakatlığı nedeni ile forma giymeyen Taj Gibson bu maçla geri dönse de etkisiz bir performans sergileyerek maçı sayı atamadan tamamladı. Fransız pivot Joakim Noah 17 sayı 16 rebound 4 asist ile, Luol Deng ise 24 sayı 11 rebound ile gecenin Bulls adına etkili diğer isimleri oldular.

Her ne kadar maçı kaybetmiş olsa da Bulls artık karşısında kazanmanın en zor olduğu takımlardan biri olduğunu herkese gösterdi. Maç sonunda Denver koçu George Karl da buna dikkat çekerek takımın oynadığı basketbolu övdü ve galibiyetin biraz da şansları sayesinde geldiğini söyledi. Serbest atış çizgisinden %75'lik bir oran bu alanda ligin en kötü iki takımından biri olan Bulls için iyi sayılabilir. Sirk nedeni ile çıkmak zorunda olduğu deplasman turunuda son maçı Kings karşısında oynayacak olan Chicago takımında temsilcimiz Ömer Aşık ise geceyi 2 sayı 3 rebound 1 blok ile tamamladı. Gibson'ın etkisiz olduğu gecede 18 dakika sahada kalan Ömer rakamlara pek yansımasa da özellikle savunmada getirdiği yardımlarla ve hücumda Watson ile oynadığı pick & roll oyunlarında ona yarattığı şut alanı ile takdir edilecek işler yaptı. 

25 Kasım 2010 Perşembe

Chicago Bulls: 123 - Phoenix Suns: 115



Keyifli bir maç olmasını bekliyordum, ancak bu kadar müthiş bir maç olmasını beklemiyordum. İlk çeyrekte adeta uyuyan Bulls başında 25'e 6 geriye düştüğü maçta önce rakibini yakaladı, maçı iki uzatmaya götürmeyi başardı ve sonunda da galibiyete ulaşan taraf oldu.

United Center'a gelen sirk yüzünden uzun bir deplasman turuna çıkmak zorunda kalan Bulls, turun zorlu deplasmanlarından birinde dün gece Lakers'a başa baş giden bir maç sonucunda yenilmişti. Lakers maçının yorgunluğu daha ilk saniyeden itibaren hissedilmeye başlandı. Hücumda çok etkisiz kalan Bulls, savunmada Suns drive'larına bir çözüm getiremeyince daha ilk çeyrekte 17 sayı atıp 36 sayı yedi. Maça Rose'u tutma görevini Grant Hill'e veren Suns, Nash ise Nogans ile eşleştirmeyi tercih etti. Taj Gibson'ın sakatlığı nedeniyle forma giyemediği maçta Luol Deng maça 4 numara olarak başlamak zorunda kaldı. Bu ön alanda Bulls lehine olan dengenin ortaya gelmesini sağlayan bir etken oldu. Özellikle Hedo'nun maça iyi başlaması ve savunmada, özellikle de rebound'larda oldukça istekli ve etkili olması da ön alan dezavantajını Bulls'un kullanmasına engel oldu.

Kısa bir süre sonra yine çemberi dövmeye devam eden Bogans kenara gelip Lakers maçında kötü şu atan Korver sahaya gelince işler değişti. Korver yine kötü başladı maça ancak atmaktan vazgeçmedi ve screen'lerden çıkıp attığı şutlarla yorgun Bulls hücumlarını hareketlendirmeye başladı. İlk çeyrekte %64 ile şut atan Suns'da ise devreye Hakim Warrick girdi ve tamamını ilk yarıda bulduğu 23 sayı ile bu çeyrekte Suns hücumlarında adres oldu. İkinci çeyrekteki hareketlilik Bulls'un ufak serilerle Suns'a yaklaşmasını sağladı. Ömer Aşık bu çeyrekte aldığı süre içerisinde 4 sayı bulmaya başardı fakat özellikle kısa sürede aldığı 3 faul ile kenara gelmek zorunda kaldı. 

İkinci yarı ile birlikte Bulls savunmada Suns'ı tuzağa düşürmeyi başardı. Post up'larda top alan oyunculara fake ikili sıkıştırmalar getirip top pas kanallarına geçtiği an tekrar adam paylaşarak Suns'ın pick & roll hücumlarını azaltmayı başardı Bulls. Hücumda Rose, Deng ikilisine kenardan gelen Korver ve bu sene rotasyonda pek yer bulamayan James Johnson yardımcı olunca aradaki fark da yavaş yavaş erimeye başladı.

Son çeyrekte ise Ömer'in sahada olduğu sürede, savunma ile başlayan geri dönüş ile Bulls, Suns'ı yakalamayı başardı. Bu bölümde Ömer Nash'a çok kritik bir blok yaptı, Hedo'ya da bir hücum faul aldırmayı başardı. Ayrıca savunmada gösterdiği enerji ve gayret gerçekten takdir edilesiydi. Maçın bitimine 2:20 kala James Johnson'ın üçlüğü ile farkı ikiye kadar indiren Bulls maçı uzatmaya götürmeyi başardı. İlk uzatma sonunda Noah'ın müthiş pası ile pota altında pozisyonu bitiren Rose maçı bir kez daha uzatmaya taşımayı başardı. İkinci uzatmada 6. faulünü alarak kenara gelen Derrick Rose maçı 35 sayı 12 rebound 7 asist ile tamamlayarak yine harika bir iş çıkarmış oldu. Lakers karşısında 40+ süre sahada kalan Rose dün gece de 50:19 sahada kalarak insanlık dışı olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. 

Bulls da Luol Deng 26 sayı 10 rebound ile önemli katkı yaparken galibiyetin belki de en önemli ismi Korver kenardan gelerek 47 dakika süre aldığı maçı 25 sayı 5 rebound 3 asist ile tamamladı. Biri çok kritik bir hücumda Nash'in elindeki topu almak sureti ile gelen 2 top çalma yapan Joakim Noah ise geceyi 17 sayı 15 rebound 5 asist ise tamamladı. Lakers maçında Gasol'u çok savunan Noah özellikle ilk yarıda Warrick'i savunmada güçlük çekse de hücumda yaptığı çok kritik tiplerle galibiyette payı büyük oldu.

Genç bir takım için büyük bir farkla geriye düştüğü maçta geri gelip kazanmak çok önemli. Bulls'un iki numara problemi Korver'ın kenarda yaptığı katkı ile bugün biraz olsun yamandı ancak Korver'ın hücumlarda mutlaka önemli bir opsiyon olarak devamlı olarak kullanılması şart. Bogans dün yine sadece 10 dakika sahada kalabildi ve öyle görünüyor ki bu durum böyle devam edecek. Dün gece iki konuda Bulls alarm verdi. Birincisi özellikle ilk yarı boyunca çok dikkat çeken 3 sayı savunması konusunda yaşanan sıkıntı ve giderek korkutucu hale gelen serbest atış yüzdesi (Maçta %63). Dün geceye dair şüphesiz en umut verici olan ise Boozer'ın yokluğunda dahi takımın kazanmak adına gösterdiği karakter. Üstelik dün gece ön alanda sıkıntı yaşayan bir takım olan Suns'a karşı Gibson'ın eksikliği de önemli bir eksiklik olarak sayılabilir. Maça dair enteresan bir başka not ise Bulls'un normal sürede hiç öne geçemediği maçı uzatmalara götürüp kazanmayı başarmış olması.

Bizimkiler ne yaptı?

Ev sahibi Hidayet ile başlayalım. Aslında maça iyi maçladı. Bir turnike hemen arkasından bir üçlük gönderdi. Ancak daha sonra Suns yine hücumda onu unuttu. Dün gece iki uzatmaya giden bir maçta yaklaşık 34 dakika süre almış olmasının en büyük sebebi Hakim Warrick'in özellikle ikinci çeyrekte çok etkili olması oldu. Warrick'i sahada tutmak isteyen Alvin Gentry onu Frye ile beraber uzun süre sahada tutunca Hedo'nun süresi de kısıtlanmış oldu. Savunmada özellikle ilk yarı istekli ve aktifti. Gibson'ın sakatlığı sayesinde Luol Deng ile eşleşti ve bunun avantajını kullandı. Rebound'larda önemli katkı yaptı ki takımı adına en çok rebound çeken isimdi. Ömer ile çarpıştıkları bir pozisyonda aldığı darbe sonrası yaşadığı sıkıntı yüzünden okunuyordu. Maçı 10 sayı 10 rebound (6'sı hücum) 3 asist ile tamamladı. 

Ömer'den yukarıda biraz bahsetmiştim. İkinci çeyrekte oyunda kaldığı süre içerisinde bir smaç basket buldu ve çizgiye geldiği bir pozisyonda da iki serbest atışı da sayıya çevirerek 4 sayı kaydetti. Son çeyrekte Nash'a kritik bir blok yaptı, rakamlara yansımasa da Bulls'un geri dönüşündeki savunma enerjisinin bir parçasıydı. Faul aldığı pozisyonda iki serbest atışı da kaçırarak maçı 4 sayı 2 rebound 1 asist 1 blok ile tamamladı. 

24 Kasım 2010 Çarşamba

Chicago Bulls: 91 - L.A. Lakers: 98



Deplasman turu devam eden Bulls ligin en iyi takımlarından Lakers'ın konuğuydu. Ligin en skorer 3. oyuncusu Derrick Rose ile en skorer 5. oyuncusu Kobe Bryant'ı karşı karşıya getiren mücadelenin galibi bench farkı ile Lakers oldu. 

Maça Rose'un savunmasında Ron Artest ile başlayan Lakers, Bogans'ı riske ederek oldukça isabetli bir karar aldı. Bu sene Bulls'un 2 numara sıkıntısı diğer tüm takımlardan çok daha fazla. Ne Bogans, ne de Brewer aldıkları sürelerin hakkını veremiyorlar. Bogans ilk 5'te başlamasına rağmen sadece 14 dakika sahada kaldı ve maç boyunca çemberi döverek yanlızca bir 3 sayı isabeti bulabildi. Bu kadar az süre almasında ilk çeyreğin bitimine henüz 9:17 kala ikinci faulünü almış olmasının da etkisi var. İlk çeyrek boyunca Lakers Kobe dışında oldukça düşük yüzdeli hücum etti. Bunda Bulls savunmasının oldukça hareketli ve aktif olmasının rolü büyük. Çeyrek sonuna doğru kenar oyuncularını oyuna yavaş yavaş girerken denge de Lakers lehine değişmeye başladı. Çeyreğin son saniyesinde üçlüğü atan Shannon Brown ikinci çeyreğe de damgasını vurdu.

İlk çeyrek sonlarında oyuna giren Ömer Aşık, Gasol'u savunmada sıkıntı yaşayınca kenara geldi. Noah'ın çok istekli olduğu bir gecede koç Thibs ondan maksimumu almak isteyince Ömer'in dakikaları da kısıtılı kaldı. Noah maç boyu Gasol'u savunmada yıprattı, rebounlarda da başına oldukça bela oldu. Maçı 19 sayı 14 rebound 4 top çalma 3 asist ve 3 blokla tamamlayan Fransız pivotun yaptıklarını tüm bu rakamlar dahi anlatmaya yetmiyor. Onun isteği, arzusu, enerjisi tüm takımı ateşleyen ve mücadele düzeyini yükselten bir güç. Ancak ikinci çeyreğe damgasını vuran bu çeyrekte attığı 4 üçlükle Shannon Brown oldu. İlk yarı boyunca Brown 8'de 5 üçlük isabeti ile oynarken, ikinci çeyreği 13 sayı, maçı da 21 sayı ile tamamladı.

Üçüncü çeyreğin başına Lakers, 8-0'lık bir seri ile girse de özellikle Rose'un devreye girmesi ile fark terkar kapandı. Ve çeyrek skoru 24-23 Bulls lehine gerçekleşti. Ancak Bulls'da Bogans, Brewer, Ömer, Watson ve Korver toplam 13 sayıda kalınca iyi savunma yapmasına rağmen Chicago maçı kazandıracak momentumu kazanamadı. Dördüncü çeyrekte hücum opisyonları iyice azalan Bulls Blake-Barnes-Blake elinden gelen seri  3 üçlükle 18-6'lık seri yiyerek skorda 13 sayı geriye düştü. Bu aynı zamanda maç boyunca Lakers'ın yakaladığı en büyük farktı. Aldığı mola sonrası savunmasını sıkılaştıran Bulls Lakers'ı yeniden yakalar gibi olsa maç sonunda hücum etmekte sıkıntı çekmeye devam edince ve Watson'ın elinden çok kritik bir üçlükten faydalanamayınca maçı 98-91 kaybetti.

Lakers kenar oyuncuları Bulls kenar oyuncularına göre 39-10'luk skorla 29 sayı fazladan üretince Gasol'un zorlandığı gecede galibiyet yine de Los Angles takımının oldu. Rose ve Noah her zaman yaptıklarını yaptılar. Özellikle Rose yine Bulls adına gecenin en öne çıkan ismiydi. Maçı 30 sayı 8 asist 5 rebound ile tamamladı ki Rose hali hazırda aktif oyuncular arasında 25+ sayı 8+ asist ortalamalarına sahip tek oyuncu. Patlayıcılığı, müthiş deliciliği, hızı ve muhteşem dikey zıplama yeteneği ile gerçekten benzersiz ve çok değerli bir oyuncu. Bu sene 3 sayılık atışlarında da oldukça iyi bir gelişim gösterdi. Dün gece maçın son çeyreğinde skor anlamında bu kadar yanlız kalmasaydı Bulls kendi evinde Lakers'ı yenerek Boozer'ın yokluğunda dahi ne kadar tehlikeli bir takım olduğunu çok daha iyi gösterecekti. Taj Gibson da ikinci yılında olmasına rağmen olgun oyununu ve Bozzer'ın yokluğunda aldığı sürelerin hakkını vermeye devam ediyor. Geceyi 16 sayı 12 rebound ile tamamlayan Gibson, Bulls'un en iyi rebound takımlarından biri haline gelmesinde büyük katkısı var. Boozer geri döndüğünde kenardan gelerek bu katkıyı sürdürmeye devam ederse Bulls kenarında hem skor hem de rebound anlamında önemli bir güç olmasını rağlayacak. Ömer'in de aldığı kısa süre içerisinde (8:44) 3'ü hücum olmak üzere 4 rebound çektiğini belirtelim.

Lakers sevenlere iyi bir haber de Andrew  Bynum'dan geldi. Sezon başladıktan sonra ilk defa MR'ı çekilen Bynum'un durumunun iyiye gittiği ve 10 Aralıkta Chicago'dan oynanacak Bulls maçında sahada olacağı belirtildi. Lakers bu sene bana göre şampiyonluğun en büyük adayı. Bynum'un sağlıklı bir şekilde dönmesi ve play-off'larda tam gücü ile sahada kalabilmesi Lakers'ın gücüne güç katacaktır.

23 Kasım 2010 Salı

Miami Ateşi Yanmıyor


Sezon başında Jeff Van Gundy Miami Heat'in süper üçlüsü ile bir hanedanlık olduğunu, normal sezon rekorunu elinde bulunduran Bulls'un 72 galibiyetlik performansını geçeceğini ve önümüzdeki 2-3 yıla damgasını vuracağını söylediğinde bunun ne kadar olası olduğuna dair tartışmalar yapılmış, programlarda uzun uzun konuşulmuştu. Ligin 14. maçında Heat dün gece 6. yenilgisini 93-77'lik skorla Pacers karşısında aldı. Artık bırakın normal sezon rekorunu kırmayı, Haslem'in ameliyat olacağının da belli olması ile Heat'in play-off dışında kalma olasılığı konuşulur oldu.

Dün geceki mağlubiyeti anlamak için maçı izlemenize gerek dahi yok. Vereceğim bir kaç rakam size herşeyi anlatacaktır. Süper üçlüden Wade dün 13 şutunda yanlızca 1 isabet buldu ve 3 sayıyla kariyerinin en kötü maçlarından birini yaşadı. Sabah antrenmanına katılmayan Wade'in sakatlıktan sıkıntı çektiği ortada. Ancak Miami o kadar alternatifsiz ki, onu bu haliyle 38 dakika sahada tutmak zorunda kaldı. Bosh 39, Lebron da yaklaşık 42 dakika süre aldı dün gece. Miami kenardan sadece 4 oyuncu kullandı ve kullandığı o 4 oyuncu ile kenar sayılarında 40'a 4 fark yedi Pacers'dan. Maç boyunca Heat oyuncuları ayrıca toplam 22 top kaybı yaptı.

Bu rakamların yanında çok ilginç bir başka rakam da Haslem'in yokluğunda mevcut oyuncular içerisinden rebound lideri olan Chris Bosh'un rebound'larda lig genelinde ki sıralaması olan 39. Haslem ameliyat olacak ve ne zaman geri döneceği bu ameliyat sonrası netleşecek. Onunla dahi reboud sıkıntısı çeken takımda onsuz işler çok daha zor olacaktır. Wade elbette toparlayacak, Miami her gece bu kadar kötü hücum etmeyecektir. Ancak işler böyle kötü gitmeye devam ederse Lebron'un göstereceği reaksiyonu çok merak ediyorum.


Dün gece oynanan bir diğer maçta Phoenix Suns deplasman Houston Rockets'ı 123-116 yenmeyi başardı. 3 maçtır galibiyet yüzü görmeyen iki takımın karşılaştığı maçta Steve Nash sakatlığı sonrası yeniden sahadaydı. Hidayet Türkoğlu ise maçı 15 sayı, 8 rebound, 2 blokla tamamladı. 

Bu sezon izlediğim ikinci Suns maçıydı bu maç. Miami gibi Suns'ın da ön alanda sıkıntısı büyük. Hedo 4 numaraları savunmakta sıkıntı yaşıyor. Her ne kadar dün gece savunmada istekli ve elleri aktif olsa da Lopez'in de yokluğunda Frye ile birlikte çok fiziksiz kalıyorlar. Phoenix kazanmasına rağmen rebound'larda 51-33 Houston üstünlüğü olması hiç şaşırtıcı değil. Hedo savunmada yaşadığı handikapları hücumda ise avantaja çeviremiyor pek. Bir türlü yaşlanmayan Grant Hill, son çeyrekte çılgın atan -serbest atış çizgisinden kusursuzdu- Jason Richardson ve Steve Nash bu takımda Hedo'dan önce gelen hücum opsiyonları. Hedo topun dolaştığı pozisyonlarda 3 sayı çizgisinin gerisinde aldığı pozisyonlarla bir opsiyon sadece. Son çeyrekte maçın bitmesine yakın çok kritik bir üç sayı isabeti de buldu. Maçı da attığı 3 üçlükle tamamladı. Artık veteran klasında sayılan Hedo bu haliyle Suns'a yapabileceği katkının çok azını yapabiliyor. Koç Alvin Gentry de geçtiğimiz günlerde Hedo için başka bir opsiyon düşündüklerini ve onun savunmada çok yıpranmasını engellemek istediklerini söyledi. Ancak hali hazırda ön alanda sıkıntılı olan Suns da Hedo'nun şu aşamada 3 numara olarak sahada kalması pek olası gözükmüyor. Dün gece yaptığı gibi savunmada ellerini daha aktif kullanarak rakibini top kaybına zorlayarak işini biraz daha kolaylaştırabilir. Ayrıca dün gece şansız bir şekilde kaçırdığı turnikelerin, içeri drive'larının sayısını arttırarak hücum anlamında katkısını daha yüksek seviyelere çıkarabilir. Yine de Suns'ın asıl sorununun hücum değil savunma olduğunu unutmamak lazım. Ve bu savunma zaafının tek sorumlusu Hedo değil. Suns takım olarak savunma anlamında mutlaka yol kat etmeli. Hedo da dün gece olduğu gibi rebound'larda verebileceği maksimum katkıyı vermeye devam etmeli.

21 Kasım 2010 Pazar

Mozgov'un Suçu Ne?



Dün gece oynanan Knicks-Clippers maçında önce Eric Gordon onu posterin bir parçası yaptı. Bu çok az rastlanan bir durum değil. Ancak daha sonra Blake Griffin onu sezonun hareketlerinden birinde öyle bir duruma soktu ki... Mozgov bunu atlatabilmek için profesyonel yardım almalı. Frederic Weis ona bu konuda yardımcı olacaktır.

Blake Griffin sadece yılın çaylağı seçilmekle kalmayıp, yılın en güzel hareketlerine de damga vuracak, bu kesin. Highlight machine lakabını alması süpriz değil. Müthiş bir dikey zıplaması ve patlama yeteneği var. Geçen sezon kenarda oturdukça basketbola ne kadar aç kaldığını görmemek elde değil. Üvey evlat Clippers en sonunda kendini izlettirebilmek için iyi bir nedene sahip. Umarım başka bir sakatlık yaşamaz da onu daha uzun yıllar izleriz böyle.

Maçla ilgili değil ama New York'la ilgili de ufak bir not düşeyim. Amare'nin performansı için maçlarında onun attığı sayı kadar savunduğu oyuncuların attığı sayılara da dikkat etmekte fayda var. Blake Griffin dün 44 sayı bıraktı Knicks potalarına. Her ne kadar maçı NY kazanmış olsa da bu durum da bir hayli dikkat çekici bir hal almaya başladı.

Son olarak Udonis Haslem sol ayağından yaşadığı sakatlık nedeni ile Memphis maçında sahayı terk etmek zorunda kaldı. Zaten rebound sıkıntısı çeken takımda Wade'den sonra Haslem'in de eksikliği büyük kayıp olacaktır. Henüz durumu daha net değil, çok ciddi bir sakatlık olmadığına dair yazılar var. Ancak böyle bir olasılık bile Miami'nin başarısının ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunun en büyük göstergesi.